Mühendis, Telekomünikasyon, IP/MPLS, Yakınsama, Sosyal Medya, İnteraktif Pazarlama, Android, MBA, Basketbol, Kandorlu

Klasik Medya mı Sosyal Medya mı? Avea: Bir Sohbet Var

Posted: January 25th, 2012 | Author: | Filed under: Davetler, Sosyal Medya | Tags: , , , , , | No Comments »

İlkine katılamadığım Avea: Bir Sohbet Var etkinliklerinin ikincisi bu akşam düzenlendi. Bu ay ki tema birçok mecrada hararetle tartışılan hatta bir dönem televizyonların popüler tartışma konusu haline gelmiş “Klasik Medya mı ? Sosyal Medya mı? Güç Kimde?” idi. Konuşmacılar Fatoş Karahasan, Ahmet Hakan ve Timur Sırt moderatör ise Mansur Forutan.

Konu klasik medya ve sosyal medyanın karşılaştırılması ile başladı ve online haberciliğe döndü. Biraz burada öğrendiklerimden biraz da kendi düşüncelerimden harmanlayarak konu ile ilgili birkaç paragraf yazmak istiyorum.

Türkiye ‘de sosyal medya araçlarını kullanan insanlar kaliteli içerik üretmek için çaba harcamıyorlar, genel eğilim eğlenmek, bireysel tatmin, iç dünyanın dışavurumu şeklinde. Mesela Twitter ‘da halen birçok twit nerede olduğumuz, ne yediğimiz ya da neremizin ağrıdığı üzerine.  Bir de benim gibi acayip kafalı adamların ne anlattığı anlaşılmayan acayip twitleri var.  Gerçi zaman zaman özgün ya da çeviri içeriklerle internetteki bilgi havuzuna birşeyler katmaya da çalışmıyor değilim :)

Sosyal medya araçları her ne kadar daha hızlı olma ve haberi daha önce verme yeteneğine sahip olsa da; konvansiyonel medya hala en çok tercih ediliyor ve güvenilirliği daha fazla. Sosyal medya yapısı itibariyle dezenformasyona ve bunun doğuracağı kötü sonuçlara açık.  Misal bir doğa afeti ya da bir çatışma haberini en hızlı olarak sosyal medya araçlarından öğreniyor olsak da, bu içeriğin aslında yalan bilgi ya da canı sıkılan birilerinin kendini eğlendirme çabasının sonucu olduğunu gerçeğiyle çok sık karşılaştık.  Problem sadece kötü niyetli insanlar da değil. Habercilik kuralları ve prosedürleri olan bir iş.  Ciddi bir iş. Bireylerin sosyal medyada mesaj iletme eylemini haberciliğe benzetmemin sebebi de bizlerin de direk veya dolaylı olarak kitlelere hitap ediyor yapıyor olmamız. Timur Sırt ve Mansur Forutan’ın herkes twit atabilmeli mi sorusu çok tepki çekti ama olaya bir de bu açıdan bakılmasını tavsiye ediyorum.  Bu haliyle sosyal medyadaki içerik haber kaynağı olarak kullanılmak için çok sağlıklı değil.  Yani sosyal medya içeriği filtrelenmeli, monitor edilmeli.

Ahmet Hakan gazetede girdiği toplantılarda bazen Twitter ‘da popüler olan konuların haber haline getirilip ilgi çekmeye çalışıp çalışmayacaklarını tartıştıklarını söyledi. Yani sosyal medyada talebi görüp, buna karşı haber arz etmek tiraj kaygısı olmayan gazetelerin bile başvurabileceği bir yöntem. Diğer yandan şu çok açık ki kitlesel yayın organları hala en etkili ve onlar ne basıyorsa, sosyal medyada o konuşuluyor.  Twitter’daki akışınızdan, kendi yazdığınız twitlerden ve trend olmuş konulardan bunu çok rahat görebilirsiniz. Diziler, spor müsabakaları, siyasetçilerin demeçleri, ölüm haberleri vs.

Bir de haberin hangi fiziksel ortamdan okuyucuya ulaşacağı mevzusu var.  Sohbet esnasında önemli bulduğum iki noktaya işaret etmeye çalıştım.  Birincisi kullanıcı deneyimi, ikincisi gazetenin gelir modeli.  Şöyle bir gerçek var;  yeni doğan nesil teknolojiye doğuyor ve önceki nesillerden daha çabuk onu  içselleştiriyor  -Fatoş Hanım ‘ın tabiri ile “bizler teknoloji göçmenleriyiz, yeni nesil ise teknoloji ile doğuyor” .  Online haber okuyabileceğimiz dijital platformlar yüksek çözünürlüklü, renkli ve interaktivite sağlayan ortamlar. Bütün bunların sonucu olarak kağıt gazeteye sadakatin giderek azalacağı düşünülüyor. Ancak şunu gözden kaçırmayalım. Online mecrada reklamlar, kitlesel mecradakinden çok daha ucuzl ve bunun sonucu olarak online haber siteleri tam bir reklam çöplüğüne dönüyorlar. (Neden hala online reklamcılığın en ilkel methodlarını kullandıkları da ayrı bir soru işareti?) Kadın görselleri ya da komik içerikle kullanıcının haber sitelerinde daha fazla tık yapması ve site üzerinde daha fazla vakit geçirmesi sağlanıyor. Bunlar yapılmasaydı ve bu durumda  iki fiziksel ortamı karşılaştırma şansımız olsaydı haberin kağıt gazetede okunduğunu, online gazetede ise sadece üzerinden geçildiğini ve konu hakkında sığ bilgi sahibi olunduğunu görebilirdik diye tahmin ediyorum. Yani online gazeteler kendini çevirecek ve bir yandan da okuyucunun antipatisine, tepkisine sebep olmayacak gelir modeli bulamadığı sürece, kağıt gazeteler yaşamaya devam edecektir.


Teknoloji Sektöründe Yakın Geleceğin Trendleri – 1

Posted: January 23rd, 2012 | Author: | Filed under: Teknoloji Yazıları | Tags: , , , , | No Comments »

Yıl 2012 oldu ama hala uçan arabalar ya da uzayda yaşamaya başlayan insanlar yok.  Bunları  geçelim kendi kendini kurutan tshirtler bile henüz ticarileşmedi :) Malzeme biliminin yeterince gelişmemesi ve bu fantaziyi mümkün kılacak temel teknolojilerin henüz emekleme aşamasında olması bunun sebepleri.  Diğer yandan aslında haberleşme ve bilişim teknolojileri sektöründe heyecan verici gelişmeler oluyor.  Yakın geleceğin en büyük olayları mobilite ve bulut teknolojilerinin yayılması olacak.  Devamında nanoteknolojinin gelişmesi, daha düşük güç harcayan komponentlerin üretilebilmesi ile belki de bütün teknolojik fantaziler gerçek olacak.

Bu yazı dizisinde bahsedeceğim trendler önümüzdeki bir kaç yıl için hem sektörün ticari gidişatını belirleyecek hem de gelişim motivasyonunu tetikleyecek.

1. Mobil kullanımı arttıkça güvenlik daha önemli bir husus olmaya başladı. Şu günlerde bile ciddi tehlikelerin, saldırıların ve bireysel hatalardan kaynaklanan veri kayıplarının haberlerini alıyoruz.  Sektörde mobil güvenlik gelişecek,  olgunlaşacak ve birçok mobil güvenlik mekanizması bir cihaz, yazılım ya da firewall servera bağımlı olmayıp, buluta taşınacak, bulutta çalışacak.

2. Şirketlerin sahip olduğu mobil cihaz sayısı arttıkça ve ceşitlendikçe, bunların yönetimi de ciddi bir iş haline gelmeye başladı.  Önümüzdeki yıllarda servis sağlayıcıların çoklu mobil cihaz yönetimine yatırım yapacağı ve hem kurumsal hem de bireysel müşterileri için riskleri azaltacak önlemler alacağı tahmin ediliyor.

3. Mobil güvenlik ile birlikte, RAS (remote access services) de kendini mobile adapte edecek.  VPN çözümlerinin bir parçası olarak kullandığımız bu çözümler, mobil networklere de entegre edilerek mobil güvenliğin önemli bir parçası hailne gelecek.

4. Machine-to-machine (M2M) gelişmeye devam ediyor. Sektörün oyuncuları özellikle dikey çözümlerde güzel işler yapacaklar. Servis sağlayıcılar M2M ‘yi bulut tabanlı uygulamalarla birleştirecekler.  Sektördeki oyuncular çözümlerini sunmaya daha da hazırlar ve bu sene daha fazla çözüm satışı olması bekleniyor. M2M ‘de bir ekosistem oluşumunun başlangıcındayız.  Oluşan ekosistem daha çok para ve daha çok geribildirim getirecek, bu da teknolojinin gelişim hızının artmasını sağlayacak.

5. Bir çok operatör sattıkları akıllı telefon ve tabletlere, kullanıcıların  şirket VoIP ve diğer iletişim araçlarına ulaşım imkanı sağlayan uygulamalar ekleyecekler. Bu sayede iş dünyasında herkes biraz daha heryerde ve herşeye  erişebilir olabilecek. Ofisin olmadığı ama heryerin ofis olduğu bir hayata bir adım daha :)

Yazının ikinci bölümünde bulut güvenliği ve mobilite üzerine bir kaç trendden daha bahsedip, servislere olan etkisinden bahsedicez.


Turkcell’ in 3. Çeyrek Sonuçları ve Data Gelirleri

Posted: January 19th, 2012 | Author: | Filed under: Pazarlama Yazıları, Teknoloji Yazıları | Tags: , , , , , , | No Comments »

Daha önceki yazılarımızda [1][2] mobil operatörlerin ses hizmetlerinden kazandıkları rakamların doygunluk derecesine ulaştığını ve bu rekabet ortamında da rakamların artık ciddi bir artış göstermeyeceğinin beklendiğini söylemiştik. Bu sebeple de GSM operatörlerin mobil data kullanımı arttırıcı yatırımlar yapmalarının önemli olduğundan bahsetmiştik.

Turkcell geçtiğimiz günlerde 2011 3. çeyrek sonuçlarını açıkldı ve sonuçlar bahsettiğimiz gerçeklerle ilgili güzel bir örnek oldu.  Turkcell birkaç seneden beri bazı stratejiler uygulayarak kullanıcılarının mobil data kullanımı arttırmayı hedefliyordu. Mobil uygulama marketi, 3G modemler ve sayısını arttırdığı mağazalarından satışa sunduğu akıllı telefonlar bunlardan en önemlileri. Diğer yandan da artacak kullanıcı trafiğini karşılayabilmek ve müşteri memnuniyetini sağlayabilmek için 3G ve fiber optik altyatırımlarına devam ettiler.

Bunun sonucundan öngörüldüğü gibi hem data kullanımında hem de data gelirlerinde ciddi artışlar oldu. 3. çeyrek sonuçlarına göre şebekedeki mobil internet trafiği geçen yılın üçüncü çeyreğinin 2,5 katına ulaştı. Aynı dönemde Turkcell’in mobil internet gelirleri %72 oranında artarak 207 milyon TL oldu. Kullanım bazında birim fiyatlar bir yılda %32 oranında düşerken abone başı mobil internet kullanımı %67 oranında artış gösterdi. Mobil servisler ve mobil internet gelirlerindeki artışla Turkcell’in ses dışı gelirleri toplam gelirlerinin %24,3’ü seviyesine ulaştı.

Temmuz’da lanse edilen android işletim sistemli T20 akıllı telefonlar,  Turkcell kendi bayi ağını ve satış gücünü kullanarak  akıllı telefon pazarında liderliğe ulaştı. Bu telefonun 100binden fazla satıldığı söyleniyor. Ayrıca T10 ve T20 birlikte Türkiye’de satılan Android telefonların yüzde 32 ‘sini oluşturdu.  T20 sahibi Turkcell aboneleri cihazı kullandıkları ilk ayda mobil interneti 19 kat fazla kullanmışlar ki akıllı telefonların yayıldıkça mobil data kullanımının ciddi oranlarda artacağını söyleyen önemli bir gösterge bu.

Rapordan Mobil data kullanımı ile ilgili ilginç verileri şöyle sıralayabiliriz

  • Turkcell müşterileri 2011’de toplam 26.5 milyon GB  veri tüketti. Bu rakam, 5.6  milyon DVD’ye  denk geliyor. En çok data kullanan iller İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla, Bursa, Mersin, Kocaeli, Adana ve Balıkesir oldu
  • Turkcell’lilerin aynı dönemde gönderdiği SMS (kısa mesaj) sayısı 85 milyarı, MMS sayısı ise 121 milyonu buldu. En çok SMS gönderen iller listesinde ilk 3 sırada ise İstanbul, Bursa ve Kocaeli yer aldı.
  • 2011 yılı, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de akıllı telefonların ve tablet bilgisayarların yılıydı. Ülkemizde 2011’de satılan akıllı telefon sayısı 3 milyonu aşarken satılan her 4 cep telefonundan biri akıllı telefon oldu.
  • Mobil internetli cihazların yükselişi, mobil uygulamaların sayısında ve kullanım rakamlarında da büyük artışa yol açtı. 2011 yılı içerisinde Turkcell’in tüm platformları destekleyen, 5 binin üzerinde uygulama barındıran uygulama dükkânı T-Market’ten 40 milyon uygulama indirilirdi.

İlginç bir diğer konu ise mobil ödeme. Kullanıcılar mobil ödeme teknolojilerine henüz çok yabancı olmalarına rağmen Türkiye’de Turkcell’in başlattığı, sisteme dahil üye işyerlerinden kısa mesaj ile kolay ve güvenli alışveriş yapılmasını sağlayan Mobil Ödeme servisinden geçtiğimiz yıl 5.6 milyon işlem yapıldı.

Bir diğer opsiyon ise NFC ile mobil ödeme. Biliyorsunuz Turkcell ‘in T20 modeli NFC destekli. Yurtdışında NFC desteğiyle satışa sunulan birçok model Turkcell ‘in lokal pazarda partnerleri ile kuracağı anlaşmalardan çekinerek Türkiye ‘ye NFC desteği olmayan modellerle girdiler. Operatörler ve bankalar arasında modeller netleştikçe ve son kullanıcı için geliştirilen uygulamaların sayısı arttıkçe NFC ile yapılacak işlemlerin de artması bekleniyor.

Raporun tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.  http://www.turkcellmedya.com/2011e-damgayi-mobil-uygulamalar-vurdu-bulten_2272.html