Mühendis, Telekomünikasyon, IP/MPLS, Yakınsama, Sosyal Medya, İnteraktif Pazarlama, Android, MBA, Basketbol, Kandorlu

Servis Sağlayıcılar Neden Buluta Geçiyor ?

Posted: February 3rd, 2012 | Author: | Filed under: Pazarlama Yazıları, Teknoloji Yazıları | Tags: , , | No Comments »

Ülkemizde olmasa da tüm dünyada bulut teknolojilerine geçiş ciddi anlamda artıyor. Peki bunun sebebi ne? Miyadını doldurmuş her teknoloji kendisini yenisi ile değiştiriyor. Rekabetin son derece yüksek olduğu telekom sektöründe yapılan yatırımın,  operasyonel ve finansal fayda sağlaması gerektiği çok önemli bir gerçek.

Telekom sektörü ve çözümleri için konuşursak  broadband internetin yayılması, akıllı telefonlar ve 3G gibi teknolojilerin yaygınlaşmasından sonra son kullanıcı çok büyük oranda data talep etmeye başladı ve bu talep giderek de artacak. Bu ortamda operatörlerin müşterilere daha hızlı ve daha yüksek hacimde bağlanabilirlik sağlamaları lazım. Bulutun en büyük özelliği operatörlere bu yüksek hacmi, daha düşük maliyet ile karşılama fırsatını veriyor olması.

Şu aşamada çok da destekli görünmese de yapılan araştırmalarda bulut networklerin operatörlere yıllık CAPEX ‘de yüzde 9,  işletme masraflarında yüzde 10 ve toplam maliyette de yüzde 10 luk bir azalma sağlayacağı öngörülüyor. Bir diğer önemli konu ise geleneksel networklerde yeni servisler için yapılacak kuluçka dönemi yatırımları milyonlarca doları ve projelerin tamamlanması 1 ila 3 yılı bulabiliyorken, bulut ile bu süre yarım seneye düşebiliyor, üstelik onda biri maliyetine.

Kullanıcının hız ve kalite talebinin aynı zamanda çekeceği veri hacminin artmaya devam edeceğini düşündüğümüzde  sağlayacağı hem maliyet hem de esneklik ile operatörlerin bu teknolojiye yatırım yapmaları çok makul görünüyor.


Twitter ve Diğer Sosyal Ağlara Bağlanması Üzerine

Posted: January 29th, 2012 | Author: | Filed under: Sosyal Medya | Tags: , , , , | No Comments »

Bu yazıyı okuyacak insanların en az yüzde 85 ‘inin başta twitter olmak üzere bahsedeceğim diğer sosyal ağlardan haberdar olduğunu tahmin ediyorum. Amerika ‘da kurulan ve popülaritesi tüm dünyaya yayınlan Twitter artık ülkemizdede  çok popüler. İlk başta sadece “early adaptor”  sosyal medyacılar tarafından kullanılan bir araç olmasına rağmen, ünlülerin ve siyasilerin girmesi ve haber değeri olan içerik oluşmaya başlamasıyla önce kitlesel mecraya oradan da diğer internet kullanıcılarına yayıldı. Şu anda Alexa sıralamasında Türkiye ‘de en çok kullanılan 3. sosyal ağ konumunda.  http://www.alexa.com/topsites/countries/TR

Twitter kullanılış amacı itibari ile kişilerin / markaların takipçilerine mesaj iletmeleri için kurulmuş bir ortam. Kişiler için ise kendilerini ifade edebilme yeri. Bir önceki  Klasik Medya mı? Sosyal Medya mı? yazımızda Türkiye ‘de sosyal medya kullanıcılarının oluşturduğu içeriğin büyük kısmının nerede bulunduklarını, ne yediklerini, nasıl hissettiklerini anlatmaktan ibaret olduğundan bahsetmiştim. Yani insanlar sürekli özel hayatlarından bahsediyorlar.  Bunun sonucunda da sosyal ağlarda iletişim halinde bulunduğumuz diğer insanları rahatsız etmemiz ya da pişman olacağımız içerikler paylaştığımız durumlara çok sık rastlıyoruz.  Yayınladığımız her içerik aslında insanların bizim hakkımızda fikir sahibi olmasına sebep oluyor. Yani kendi hakkımızdaki yargıların oluşmasını sağlıyor. Ben konunun sosyolojik ya da psikolojik taraflarını incelemeyeceğim sadece olası sıkıntıları önlemek için bazı araçlar ve yöntemler tavsiye edeceğim.

Twitter’ı Friendfeed ‘e bağlamak

Eski popülerliğini yitirmiş olsa da Frienfeed Türkiye ‘de  hala popüler bir sosyal ağ. Facebook tarafından satın alındıktan sonra geliştirilmesi yavaşladı ve durdu. Ekip artık bugların düzeltilmesine de vakit ayırmıyor, hepsi Facebook ‘un daha interaktif ve daha çok etkileşim sağlayacak bir mecra olması için uğraşıyorlar. Twitter ‘ı Friendfeed ‘e bağlayıp maksimum etkileşim sağlamak isteyen kullanıcılar uzun bir süredir twitlerin, feede dönüşmemesi problemi ile karşı karşıyalar. Bunu çözmek için twitter rss ‘ini, friendfeed ‘e custom rss olarak bağlayan oldu ancak çok çirkin bir çözüm olduğu için fazla tercih edilmedi. Benim size tavsiyem – hala uygulamadıysanız “Advanced Tweets” uygulamasını kullanmak. İtalyan bir FF kullanıcısı tarafından geliştirilmiş uygulama hem twitinizi hem de twitin içindeki dominant görseli feed olarak yayınlıyor.

Yıllardan beri Friendfeed kullanıcılarının en rahatsız olduğu konuydu twitterdaki mentionların feede düşmesi. Facebook’a satışın hemen ardından FF takımı bunu engelleyecek bir opsiyon yayınladı.  Eğer Frienfeed ‘de yeniyseniz takipçilerinizi rahatsız edebilecek bu durumdan kaçınmanızı tavsiye ederim. Yapmanız gerek ise  ”http://friendfeed.com/kullanıcıadınız/services”  adresindeki twitter seçeneğinde “include replies” kutucuğunu seçilmemiş hale getirmeniz.

Twitter’ı Linkedin’e bağlamak

Linkedin profesyonellerin! bulunduğu ve iş odaklı sosyalleşmenin hedeflendiği bir sosyal ağ. Kendini yenileme sürecinde durum güncellemesi yapabilme ve içerik paylaşabilme imkanı da sağlamaya başlamıştı.  Akabinde twitter’dan da içerik çekebilmeye de başladı. Settings / Manage your Twitter settings bölümünden twitter hesabınızı linkedin ‘e bağlayabilirsiniz. Burada önemli bir uyarı ise  SHARING TWEETS altında “Share only tweets that contain #in (#li also works) in your LinkedIn status.”  seçeneğini seçmeniz. Böylece her twitinizin değil sadece #li ya da #in tagi ile yazılmış twitlerinizin linkedin sayfanızda yayınlanacak ve aktif olarak linkedin kullanan birçok insanı rahatsız etmeyecekten kurtulacaksınız. Bir iş ağında profesyonel durmayacak ve itibarınızı zedeleyecek içerik paylaşmaktan sakınmış olacaksınız.  Zaman zaman aşağıdaki manzaralarla karşılaşabiliyoruz.

Linkedin'de böyle istenmeyen durumlarla karşı karşıya kalabiliyoruz

Twitter ‘ı Facebook’a bağlamak

Facebook logo

Twitter ‘ı ana mecra olarak kullanan birçok bireysel kullanıcı facebook ‘u daha az kullanıyor ve aslında facebook ‘da ki etkileşimi pek de umursamıyor.  Ancak klout puanınızı o ya da bu sebepten önemsiyor ve düşmemesini istiyorsanız facebook’tan alacağınız beğeni ve yorumlar da önemli.  Facebookta bulunan resmi twitter uygulaması ile bütün twitter içeriğinizi facebook zaman tünelinize aktarmanız mümkün ancak Facebook’ta kitleniz twitterdan biraz daha farklı (aile, ilkokul arkadaşları, iş arkadaşları) olduğu için bu içeriği filtreleyerek yayınlamak isteyebilirsiniz.  Bunun için “Selective Tweets” uygulamasını tavsiye ediyorum. Bu uygulamayı facebookunuza kurduktan sonra sadece #fb tagi ile attığınız twitlerr  facebook’a taşınacak. Yani hangi twitinizin facebooktan yayınlanıp yayınlanmayacağına siz karar vereceksiniz.

Benim bilmediğim ya da sizin kullandığınız diğer yöntemleri yorum olarak anlatmaktan lütfen çekinmeyin :)


Klasik Medya mı Sosyal Medya mı? Avea: Bir Sohbet Var

Posted: January 25th, 2012 | Author: | Filed under: Davetler, Sosyal Medya | Tags: , , , , , | No Comments »

İlkine katılamadığım Avea: Bir Sohbet Var etkinliklerinin ikincisi bu akşam düzenlendi. Bu ay ki tema birçok mecrada hararetle tartışılan hatta bir dönem televizyonların popüler tartışma konusu haline gelmiş “Klasik Medya mı ? Sosyal Medya mı? Güç Kimde?” idi. Konuşmacılar Fatoş Karahasan, Ahmet Hakan ve Timur Sırt moderatör ise Mansur Forutan.

Konu klasik medya ve sosyal medyanın karşılaştırılması ile başladı ve online haberciliğe döndü. Biraz burada öğrendiklerimden biraz da kendi düşüncelerimden harmanlayarak konu ile ilgili birkaç paragraf yazmak istiyorum.

Türkiye ‘de sosyal medya araçlarını kullanan insanlar kaliteli içerik üretmek için çaba harcamıyorlar, genel eğilim eğlenmek, bireysel tatmin, iç dünyanın dışavurumu şeklinde. Mesela Twitter ‘da halen birçok twit nerede olduğumuz, ne yediğimiz ya da neremizin ağrıdığı üzerine.  Bir de benim gibi acayip kafalı adamların ne anlattığı anlaşılmayan acayip twitleri var.  Gerçi zaman zaman özgün ya da çeviri içeriklerle internetteki bilgi havuzuna birşeyler katmaya da çalışmıyor değilim :)

Sosyal medya araçları her ne kadar daha hızlı olma ve haberi daha önce verme yeteneğine sahip olsa da; konvansiyonel medya hala en çok tercih ediliyor ve güvenilirliği daha fazla. Sosyal medya yapısı itibariyle dezenformasyona ve bunun doğuracağı kötü sonuçlara açık.  Misal bir doğa afeti ya da bir çatışma haberini en hızlı olarak sosyal medya araçlarından öğreniyor olsak da, bu içeriğin aslında yalan bilgi ya da canı sıkılan birilerinin kendini eğlendirme çabasının sonucu olduğunu gerçeğiyle çok sık karşılaştık.  Problem sadece kötü niyetli insanlar da değil. Habercilik kuralları ve prosedürleri olan bir iş.  Ciddi bir iş. Bireylerin sosyal medyada mesaj iletme eylemini haberciliğe benzetmemin sebebi de bizlerin de direk veya dolaylı olarak kitlelere hitap ediyor yapıyor olmamız. Timur Sırt ve Mansur Forutan’ın herkes twit atabilmeli mi sorusu çok tepki çekti ama olaya bir de bu açıdan bakılmasını tavsiye ediyorum.  Bu haliyle sosyal medyadaki içerik haber kaynağı olarak kullanılmak için çok sağlıklı değil.  Yani sosyal medya içeriği filtrelenmeli, monitor edilmeli.

Ahmet Hakan gazetede girdiği toplantılarda bazen Twitter ‘da popüler olan konuların haber haline getirilip ilgi çekmeye çalışıp çalışmayacaklarını tartıştıklarını söyledi. Yani sosyal medyada talebi görüp, buna karşı haber arz etmek tiraj kaygısı olmayan gazetelerin bile başvurabileceği bir yöntem. Diğer yandan şu çok açık ki kitlesel yayın organları hala en etkili ve onlar ne basıyorsa, sosyal medyada o konuşuluyor.  Twitter’daki akışınızdan, kendi yazdığınız twitlerden ve trend olmuş konulardan bunu çok rahat görebilirsiniz. Diziler, spor müsabakaları, siyasetçilerin demeçleri, ölüm haberleri vs.

Bir de haberin hangi fiziksel ortamdan okuyucuya ulaşacağı mevzusu var.  Sohbet esnasında önemli bulduğum iki noktaya işaret etmeye çalıştım.  Birincisi kullanıcı deneyimi, ikincisi gazetenin gelir modeli.  Şöyle bir gerçek var;  yeni doğan nesil teknolojiye doğuyor ve önceki nesillerden daha çabuk onu  içselleştiriyor  -Fatoş Hanım ‘ın tabiri ile “bizler teknoloji göçmenleriyiz, yeni nesil ise teknoloji ile doğuyor” .  Online haber okuyabileceğimiz dijital platformlar yüksek çözünürlüklü, renkli ve interaktivite sağlayan ortamlar. Bütün bunların sonucu olarak kağıt gazeteye sadakatin giderek azalacağı düşünülüyor. Ancak şunu gözden kaçırmayalım. Online mecrada reklamlar, kitlesel mecradakinden çok daha ucuzl ve bunun sonucu olarak online haber siteleri tam bir reklam çöplüğüne dönüyorlar. (Neden hala online reklamcılığın en ilkel methodlarını kullandıkları da ayrı bir soru işareti?) Kadın görselleri ya da komik içerikle kullanıcının haber sitelerinde daha fazla tık yapması ve site üzerinde daha fazla vakit geçirmesi sağlanıyor. Bunlar yapılmasaydı ve bu durumda  iki fiziksel ortamı karşılaştırma şansımız olsaydı haberin kağıt gazetede okunduğunu, online gazetede ise sadece üzerinden geçildiğini ve konu hakkında sığ bilgi sahibi olunduğunu görebilirdik diye tahmin ediyorum. Yani online gazeteler kendini çevirecek ve bir yandan da okuyucunun antipatisine, tepkisine sebep olmayacak gelir modeli bulamadığı sürece, kağıt gazeteler yaşamaya devam edecektir.