Mühendis, Telekomünikasyon, IP/MPLS, Mobil Pazarlama, Yakınsama, Android, Basketbol, Kandorlu

Moskova İzlenimleri – 2

Posted: June 9th, 2011 | Author: | Filed under: Gezi Yazıları | Tags: , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Comments »

Daha önce Öncü bizlere Bratislava ve Moskova izlenimlerini anlatmıştı. Bu sefer Moskova’ ya sevgili Halil Kuşcu ‘nun gözünden bakacağız. Kendisi gayet paylaşımcı birisidir ve dünyanın birçok ülkesini gezdi. Eğer kafanıza takılan, sormak istediğiniz sorular olursa lütfen onu facebook üzerinden ekleyin ve soru  sormaya çekinmeyin.

  1. Moskova çok kalabalık ve pahalı bir şehir .Kalabalık ve pahalılık konusunda dikkatli olmakta fayda var.
  2. Kaldığınız otel ve çalıştığımız ofis haricinde ingilizce konuşan insan sayısı çok az . O nedenle restoranlarda , otobüslerde , metroda billet alırken vücut dilini kullanmak önemli :)
  3. Otobüslere troleybüs diyorlar.
  4. 1 Euro=yaklaşık 40 Ruble
  5. 1 otobüs bileti=28 Ruble (Otobüs içerisinde şöförden alabilrisiniz.)
  6. 10 lu metro bileti yaklaşık 250-300 ruble .Metro istasyonunda çoklu billet almak avantajlı.
  7. Metrolarda bütün durak isimleri Kiril alfabesi olduğundan ineceğiniz durağı tayin ederken problem yaşayabilirsiniz. Dil problemi Moskova seyahatiniz boyunca peşinizi bırakmayacak :)
  8. 1 litre benzin =yaklaşık 28 ruble (ülkemizdekinin %60-%70 i kadar,çok daha ucuz).Trafik bazı bölgelerde İstanbul’dan daha fena :)
  9. Arbat bölgesinde Taksim Istiklal’e benzeyen cadde üzerinde Hard Rock Cafe’ye giderseniz ingilizce konuşan çok insan bulabilirsiniz ve dil problemi yaşamazsınız. Metroda Arbatsyka durağında inerek bu bölgeye kısa sürede yürüyebilirsiniz.
  10. Kızıl Meydan’ın sonundaki meşhur St Basil kilisesinin bittiği noktadan 100 metre sonra Moscow River var. Yürüyüş yapmak ve koşmak için ideal ve uzun bir parkur.

    BorodinskyBridge

  11. Benim bildiğim 2 adet havalimanları var , Domodedovo ve Sheremetyevo. DMO daha büyük
  12. Otellerde money exchange ofisini pazar günü açık bulamazsanız ve takside de kredi kartı POS cihazı bozuksa problem yaşayabilirsiniz. Olmaz demeyin, benim başıma geldi. Havalimanında en azından 2000 Ruble’lik exhange yapmakta fayda var Havalimanlarından merkeze  taksi fiyatı 1000 ile 1700 Ruble arası tutuyor
  13. Özbek ve Çek restoranlarını denemekte fayda var.
  14. Otelde size verilen belgeyi mutlaka yanınızda taşıyın , polis durdurduğunda kontrol ediyor.

 


Birleşik Arap Emirlikleri Gezisi Anıları

Posted: April 25th, 2011 | Author: | Filed under: Gezi Yazıları | Tags: , , , , , | No Comments »

Konuk yazarımız Tevfik Şahin bir önceki yazısında Man Adasın’dan bahsetmişti. Şimdi ise sıra Birleşik Arap Emirliklerinde …

  • Otel ve binalar klimalar sayesinde çok serin ama dışarısı resmen sauna gibi. Gündüz özellikle öğle vakti dışarda 5 dk yürümek tüm gücünüzü tüketiyor. İbrahim gibi vucudu olanlar için bu rakam 2 dk’ya iniyor. Çağlar gibiler için 15 dk.ya çıkabilir ;) // Buradaki espriyi herkes anlamasa da olur :D
  • Yolda,otelde vs. çalışanların çok büyük kısmı hatta tamamı Hindli. Taksi şöforlerinin tamamı pakistanlı
  • Prizleri ingiliz usulü.
  • Abu Dhabi de hertarafta binlerce gökdelen var. Binlerce… Abu Dhabi; Dubai’nin yanında köy gibidir diyorlar burda. Dubai’yi siz düşünün. Saatte 100 ile yarım saat boyunca gökdelenler arasından geçiyoruz.
  • UAE kapılarını avrupalılara tamamen açmış. Sıcağa hasret anglosaksonlar için burası bir vaha. Kuveyt’te bariz bir US hayat tarzı vardı. Burada daha çok Avrupa.
  • Klasik türk yemekleri burda “greek, persian” diye geçiyor. Bildiğimiz şiş kebap yunan yemeği imiş.
  • Yemek fiyatları Türkiye’dekiler ile aynı fiyat. Buranın parasını 4′e bölersen dolar oluyor. 4 dinar = 1 dolar civarında.
  • Abu Dhabi bunların başkenti ama yüzölçümü olarak tüm UAE’nin yüzde 80′i kadar.
  • Abu Dhabi ; Dubai ile yarış halinde. Kriz Dubai’yi resmen vurmuş. Gökdelenlerin çoğu boş. Gece vakti ışıkların çoğu sönük.
  • İlginç olarak Abu Dhabi kalacak yer bakımından Dubai’den daha pahalı. Hatta Dubai’de kalıp iş için 2 saatlik yol tepip Abu Dhabi’ye gelenler az değilmiş.
  • Havalimanından otele kadarki yol tek kelime ile muhteşem. 30 dk boyunca iki tarafı bakımlı ağaçlar olan süper bir yoldan otele geldik. Bizim Atatürk havalimanından çıkar çıkmaz karşılaştığımız yol manzaraları ile kıyas kabul etmez.
  • 1971 yılında İngilizlerden bağımsızlıklarını almışlar. Bu işi yapan kişiyi de çok seviyorlar. Ourfather Zaed diyorlar bu kişiye. Her yerde resmi var.
  • Olur da buraya giderseniz aklınızda olsun; ülkede hemen hemen herşey serbest. Ama yolda milletin ortasında karşı cinsi öpmek (eşiniz bile olsa) veya Ramazanda herkesin ortasında birşeyler yemek burda suç. Polis sizi götürebilir.
  • Havalimanında özel alınacak birşey aradım. Deve sütü çikolatası buldum. Pahalı ve güzel ambalajlı idi. (deve sütü inek sütünden çok daha besleyici bu arada)
  • Burada iki adet F1 pisti var. Biri resmi takvimde olan diğeri ise test amaçlı.  High availibility ;)
  • Dubai Mall o kadar büyük ki 100 metrede bir Information Desk’ler var.

  • Dünyanın en büyük binasının ismi sonlara doğru “Burj Halife” olarak değişti. Bu arada Halife Abu Dhabi’nin emiri. Abu Dhabi Emiri doğrudan ülkenin idarecisi oluyor. Bu emir; yüklü bir meblağ para vererek binanın ismini “El Halife” olarak değiştirtmiş. Tabi bu gayri-resmi söylem.
  • Dubai Mall’da çok fazla Türk gördüm. Tüm sosyete akmış buraya. Zaten hergün 2 uçak var bu ülkeye thy’den ve uçaklar full.



Man Adası İzlenimleri

Posted: April 21st, 2011 | Author: | Filed under: Gezi Yazıları | Tags: , , , , , , , | 1 Comment »

Çok sevgili büyüğümüz Tevfik Şahin bir iş seyahati sebebiyle Man Adasında bulunmuştu. Muhtemelen bir çoğumuzun adını bile duymadığı bu küçük ada ile ilgili izlenimlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.  Öncellikle google maps ‘den adanın konumunu görebilirsin.


View Larger Map

Şimdi izlenimlerine geçelim

Arkadaşlar

Isle of Man’da bulunduğum sure içinde geceleri yolculuk ederken bu ada hakkında epey bir bilgi edindim. Aşağıdaki bilgileri bilmek ilerde yardımcı olabilir. Manx’li biri ile “small talk” olarak kullanabilirsiniz.


1-) Bu ada kesinlikle kendi başına bir devlet. Tamamen bağımsız bir ülke. Kendi içinde bağımsız, dışişlerinde bağımlı falan değil.

Kendi parlamentoları var. Kendi para birimi var (manx pound). Ve en önemlisi ; bir ülkenin bağımsız olduğunu gösteren kendi vergisini belirleme,toplama ve istediği yere harcama yetkileri var. (İspanyada Katalanların, Belçikada flamen’lerin en büyük isteği ama merkezi hükümetin kabul etmediği şey.)

2-) Birleşik krallık ile bağlantıları: kraliçeyi kendi kraliçeleri olarak kabul ediyorlar, telefon kodu olarak UK’in kodunu kullanıyorlar. kendilerine özel vizeleri yok. UK vizesini kabul ediyorlar. Ama kendi pasaportları var.

3-) Vergi oranlarını kendileri belirledikleri için, UK’ye göre daha düşük vergi. Bu özellikleri Avrupa’da önemli bir finans merkezi olmalarını sağlamış.

4-) Bu ülkede şehirler arası yolda hız sınırı yok. Hız sınırı olmadığını gösteren tabelelar var. istediğiniz kadar hız yapabiliyorsunuz.

5-) Hız sınırı olmadığı için dünyaca ünlü MANX TT motor yarışları burda her sene yapılıyor. Ben daha once duymamıştım bunu, manxli elemana bayağı bir dokundu.

Yarışlar galiba her mart’ta yapılıyor. Tüm ada halkı bu olaya kitleniyor resmen. Geçen senelerde yol kenarında yarışı izleyenler arasında kaza sonucu ölenler olduğu için yarışı güvenli bir yerden izlemenize izin veriyorlar. Yola çıkıp fotoğraf çekemiyorsunuz.

6-) Burdaki halk kendine MANX halkı diyor. İngiliz falan değiller. Nasıl ki bir İskoç’a “Sen İngiliz misin? “ diye sorduğunuzda eleman manyaklaşıyorsa, bunlar da kendine İngiliz demiyor.

7-) Adanın toplam nufusü 88 bin.

8-) Bayraklarında üç ayaklı tekerlekimsi bir figur var. Bunun anlamı “ biz her halükarda ayaktayız” gibi bir şey.

9-) Ada halkında batıl inançlar çok fazla. Mesela “rat” kelimesini kimse kullanmazmış. Uğursuzluk getirirmiş. “Fairy Bridge” diye perili bir köprüleri var, çocuklarını burada arabadan indirip perilere selam göndermelerini istiyorlar. Araba ile geçerken de en azından el sallayıp selam vermeniz gerekiyormuş. Biz de geçerken el salladık perilere. Köprü dediğimiz şeyde çok küçük bir köprü.

10-) Burdaki parlamento Avrupa’nın en eski parlamentosu.

11-) UK, Avrupa birliğine üye ama Isle of Man, Avrupa birliği üyesi değil. Plakası GBM. Great Britian Man.


Bratislava ve Moskova Gezisi Anıları

Posted: March 15th, 2011 | Author: | Filed under: Gezi Yazıları | Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Comment »

Konuk yazarımız, çok sevgili dostum Öncü Yazıcıoğlu Bratislava ve Moskova izlenimlerini bizlerle paylaşacak.

Bratislava

  1. Gerçekten ucuz bir şehir, bir  akşam yemeğini 3-4 euro’ya halledebilirsiniz.
  2. Hostellerin orda turistlerin uğrak yeri olan Slovak pub var, burada geleneksel Slovak yemekleri yiyebilirsiniz
  3. Kofola ve Vino diye kendilerine has içecekleri var, Kofola kola gibi tadı siyah üzümden yapılıyor, vino beyaz üzümden
  4. Şehirde Sovyet döneminden kalma evler ağırlıklı, müstakil ev yok denecek kadar az, tarihi binalar da yıkılıp yerine bu apartmanlar yapılmış.  http://on.fb.me/hDqMRT
  5. Şehirde metro kullanmadım açıkcası var mı bilmiyorum da ama eski sovyet ülkelerinde olduğu gibi troyleybüs ve tramvay çok kullanılıyor, otobüs durduğunda bütün kapılar açılıyor kimse bileti okuttun mu diye sormuyor, bedava seyahat etmek çok kolay.
  6. Turistik yerleri Old Town denilen bölge.  Burası şehir merkezi aynı zamanda. Christmas Market da burada kuruluyor. Çeşitli içecekler mevcut.
  7. Burada 200-300 yıllık binaları görmek mümkün, bir de çok meşhur kaleleri var ama restorasyon geçirip bembeyaz ışıklandırmışlar, halk pek memnun değil bu durumdan.
  8. Tuna nehri kenarında çok güzel mekanlar var, akşam yemeği veya geceyi geçirmek için.

 

 

Moskova

  1. Rusya’ya girerken pasaport kontrolde migration card dolduruyorsunuz, bir de otelden kalacağınız günü ve otelde çıkacağınız günü gösteren kağıt almak zorundasınız. Aksi takdirde polis durduğunda sorun yaşarsınız.
  2. Çok pahalı bir şehir, kendinizi kaptırırsanız fecii para harcarsınız  :)
  3. Nüfusuna 20 milyon diyorlar, çok fazla göçmen var. Bağımsız devletler topluluğundan (Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, vs), Ukrayna, Belarustan, kafkaslardan bir sürü insan var.
  4. Kafkaslardan gelen insanlarla çok ciddi sorunları var. Milliyetçiler çok saldırgan, Kafkaslardan gelenler de çok kaba ve düşmanca davranıyorlarmış Ruslara. Çoğu alışveriş merkezinin sahibi Kafkaslardan gelenler diyolar, Spartak Moskova milliyetçilerin takımı, Kızıl Meydan’a 5 dk mesafede 2 hafta once Spartak atkılı birini öldürmüştü Kafkaslar, ayrıca 29 Mart 2010’da metronun en kalabalık olduğu gündüz saatlerinde Çeçenler terrorist saldırıda bulunmuştu  http://en.wikipedia.org/wiki/2010_Moscow_Metro_bombings
  5. Metrosu dünyanın en uzun metrolarından biri, rahatlıkla her yere ulaşırsınız. Linkte harita mevcut. http://www.hotels-moscow.ru/metro.html
  6. Okhotny Ryad’da inip Kızıl Meydan’a, Lubyanka – Chistyie Prudy arasında da çoğu mekana gidebilirsiniz ;)
  7. Tretyakovskaya’da Moskova’daki en büyük güzel sanatlar müzesi var
  8. Genelde Çek birası (Kozel, Pilsner Urquell) ve Çek yemekleri seviyolar, Çek restoranları full çekiyor
  9. Önceden rezervasyon yaptırmadan mekanlara giderseniz bütün masaların reserve olduğunu görürsünüz
  10. Old Arbat ve New Arbat’a gidilmeli görülmeli, En turistik caddeleri Old Arbat. Metor ile koyu mavi hattı takip edin, Arbatskaya ya da Smolenskaya ’da inmeniz gerekiyor. 27 numaralı dükkan en ucuz hediyelik eşya bulabileceğiniz yer