Mühendis, Telekomünikasyon, IP/MPLS, Mobil Pazarlama, Yakınsama, Android, Basketbol, Kandorlu

Yeni Ford Focus: Teknolojik, Sportif, Demokratik – 1

Posted: June 24th, 2011 | Author: | Filed under: Davetler | Tags: , , , , , , , , | 1 Comment »

Geçtiğimiz hafta Ford ‘un davetlisi olarak Şile ‘de Lavanda Oteldeydik. Ford bizlere Yeni Focus ‘u tanıttı ve güzel bir parkurda deneme sürüşü yapma imkanı sundu. Araçla ilgili izlenimlerimi 2 yazı halinde sizlerle paylaşacağım. İlk yazıda araç ile ilgili özellikler ve etkinlik, ikinci yazıda ise deneme sürüşlerinden videolar  olacak.

Aracı 3 kelime ile tanımlamak istiyorum.  ”Teknolojik, Sportif ve Demokratik”

Teknolojik

Benim test ettiğim Yeni Focus 1.6 L 125 beygir dizel motor sahibi bir araçtı. Titanium yani en yüksek konfigürasyona sahipti.  Otomatik ön ve arka camlar, klima, ABS, yakıt ekonomisi sağlayan aktif ön ızgara,hız kontrol sistemi ve hız sınırlayıcı, otomatik kararan arka camlar, yağmur sensörü, otomatik yanan farlar, Bluetooth ve Türkçe sesli kontrol sistemi, anahtarsız çalıştırma, otomatik klima, ESP, dinamik tork kontrolü, yokuş kalkış desteği, perde hava yastıkları, aktif şehiriçi güvenlik sistemi bu araçta mevcuttu.

Araçta sınıfındaki rakiplerinde olmayan bir çok özellik var.

Şöyle ki;

  • “Dinamik tork kontrolü” ile keskin virajlarda daha iyi yol tutuşu sağlıyor.
  • “Otomatik park sistemi” ile kendi kendine park da edebiliyor.
  • Yoğun trafikte dikkati dağılan sürücüleri de düşünüyor ve olası arkadan çarpma anlarında sürücünün yerine fren yapabilen “Aktif şehiriçi güvenlik sistemi” teknolojisiyle kazalara karşı da yüksek güvenlik sağlıyor.
  • “Kör nokta uyarı sistemi” ile yan şeritte başka araç olup olmadığı görüyor.
  • “Şerit takip sistemi” ile şeridinden ayrılanları uyarıyor, hatta şeritte kalmalarını sağlıyor ve “Trafik işaretleri okuma sistemi” sayesinde yol kenarındaki trafik levhalarının gözden kaçmasını engelliyor.

Test sürüşü esnasında Türkçe sesli kontrol sistemini test ettik. Direksiyon simidi üzerinde bulunan bir tuş ile sizi dinleyip, sesinizi analiz edecek sistemi aktif hale getiriyorsunuz ve önceden tanımlanmış komutları söyleyerek klima, radyo ve harici sistemler gibi özellikleri çalıştırabiliyorsunuz. Mesela klimanızı sadece konuşarak 20 dereceye ayarlayabilir, frekansı söyleyerek istediğiniz radyoyu açabilir ya da bluetooh üzerinden cep telefonunuza bağlanarak müzik dinleyebilirsiniz.

Acemi kullanıcılar bile bu arabayı istop ettiremez :) Debriyaj mekanızması biraz farklı, kendini motora göre ayarlıyor sanırım, verdiği tepki farklı oluyor. Muhafazakar bir otomobil kullanıcısı olarak ilk başta bunu da biraz yadırgadığım doğrudur. Sanki arabayı kaldıran siz değilsiniz, araba da kendi iradesine sahip gibi :)

Sportif

Aracın dış tasarımı Yeni Fiesta’dan alışkın olduğunuz stil. Aslında Focusların eski kasalarını çok beğenmiyordum ancak yeni tasarımı ile birlikte neredeyse mükemmel olmuş.  Çok sportif ve agresif bir araç olarak görünüyor. Tek problemi arka camın çok küçük olması. Şehir içi kullanımda problem olabilir.

fordfocus

İç tasarımı ve özellikle konsolu çok iyi. Araca ilk oturduğunuzda ciddi bir konfor hissediyorsunuz. Sürücü koltuğu duruş bozukluğuna sebep olmuyor. Gayet rahat oturuyorsunuz. Vites kolu çok yumuşak, vitesler arasında seri geçişler yapabiliyorsunuz. Ancak geri vites için aynı şeyleri söyleyemem, nedense geri vitese almakta problemler yaşadım.

Aracın direksiyonu hidrolik değil elektrikli. Çok yumuşak. Benim gibi sert direksiyona alışmış birisi için ilk başta biraz ürkütücü olabiliyor. Reflekslerinizle hareket ederken direksiyona her zaman alışkın olduğunuz gücü uyguladığınızda, beklediğinizden daha hızlı döndüğünü görüyorsunuz. Ancak aracın yol tutuşu gayet iyi olması sebebiyle problem yaşamıyorsunuz. Bir süre sonra daha seri araç kullanımına alışıyorsunuz.

Demokratik

Deneme sürüşü öncesi yapılan sunumda özellikle bu konuya değinilmişti. Araç, kendi segmentinde birçok aracın sahip olmadığı ve daha çok premium markalarda görmeye alıştığımız özelliklere sahip. Aracı demokratik yapan ise bu güzel aracın gayet makul bir fiyata sahip olması. Benim kullandığım Titanium (en üst)  model 1.6L 125 beygir dizel Focus ‘un satış fiyati 47.420 TL lira. İlave 2000 lira ile ise en başta listelediğim özelliklere de sahip olabiliyorunuz.

Genel olarak araç gerçekten çok başarılı. Dönüş yolunda da aracı ben kullanmak istedim ancak benden hızlı davrananlar oldu, hevesim kursağımda kaldı :)  Ford ‘a bu güzel etkinlik için çok teşekkür ediyorum.

Bol bol fotoğraf ve videonun olduğu ve aracın onu farklı kılan özelliklerini yakından görebileceğiniz ikinci yazıyı ise 1-2 gün içinde yayınlayacağım.


Sony Ericsson Xperia Arc Lansmanı ve İzlenimlerim

Posted: May 30th, 2011 | Author: | Filed under: Davetler, Mobil Uygulamalar | Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , | 3 Comments »

Etkinlik

Geçtiğimiz hafta çarşamba günü Zarakol ‘un düzenlediği Sony Ericsson’ un Xperia ARC modelinin  blogger lansmanına katıldım. S.E tayfası için yorucu bir günün akşamıydı çünkü Kanyon ‘un altında kurulan deneyim alanında o gün yapacakları 3. lansman etkinliğiydi.

Etkinlikte ajansın davetlisi blogcuların yanı sıra, Sony Ericsson Türkiye Pazarlama müdürü Didem Usluer Özel, Sony Ericsson Güneydoğu Avrupa ve Akdeniz Bölgesi Genel Müdürü Yannis Ghikas ve Sony Ericsson EMEA Başkanı Herve Fontaine de vardı.  Didem Hanım ‘ın yanısıra Yunan Müdür de telefonla ilgili heyecanını bizlerle paylaştı. Açıkcası şirketin böyle önemli isimlerinin Türkiye ‘ye o günki lansman serisi için gelmiş olması beni şaşırttı.  Bu adresteki yazıda sabah yapılan basın lansmanındaki detaylara ve kendileri ile yapılmış röportaja erişebilirsiniz.

Daveti ilk aldığımda bir alışveriş merkezinin  alt katında, meydan alanında toplanılacak olmasını biraz yadırgamıştım ama itiraf etmek gerekirse kurulan deneyim alanı daha lüks  ve şık bir mekanda yapılabilecek bir etkinliğe kıyasla daha samimi ve eğlenceli bir ortam oluşmasını sağlamış. Blog yazarları standlarda kurulan ürünleri test etti ve keyifli anlar geçirdi. Aşağıdaki videoda Fundalina ve GFK ‘nın Xperia ARC deneyimine şahit olabilirsiniz :)

Didem Hanım, Xperia ARC üzerinde bulunan bir sunumu, telefonun HDMI çıkışından televizyona yansıtarak bizlere ürünü tanıttı. Bir parçasını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

Gecenin sonunda bir yarışma düzenlendi ve yazarlar deneyim alanında Xperia ARC’lar üzerinde Need For Speed oyunu oynamaya davet edildi. Kazananın ödülü bir adet Xperia ARC telefon olacaktı. Çekişmeli mücadeleyi uzun süre Cihan önde götürmüş olsa da son anda atak yapan Mustafa yarışmayı kazandı ve ödülün sahibi oldu. Kendi yazısında bu heyecanı okumanızı tavsiye ederim :)

Xperia Arc Hakkında Düşüncelerim

Genel olarak telefon ile ilgili düşüncelerim olumlu. Bir kere ince, sade bir tasarımı var. Yani fonksiyonel faydasının yanısıra, duygusal ve sembolik fayda da sağlıyor. Şık bir aksesuar olarak da yanınızda taşıyabilirsiniz.

Üzerinde Android  2.3 Gingerbread koşuyor.  Xperia serisinin önceki modellerinde büyük problemlerden bir tanesi üzerlerinde eski sürüm Android koşması ve yeni sürüm güncellemelerinin çok geç çıkmasıydı. Açıkcası ciddi bir mağduriyete sebep oluyordu. Ancak durum değişmiş ve Sony Ericsson androidli telefonlarına ciddi bir yatırım yapmış. Artık Xperia kullanıcıları versiyon problemleri yaşamayacaklar.

Android telefonlarında en çok şikayet ettiğim konu batarya ömrüydü. Xperia ARC ‘da hem gingerbread hem de kullandıkları Bravia Engine sayesinde bu konuda ciddi ilerleme kaydetmişler. Zaten Sony Ericsson telefonlar rakiplerine göre batarya ömrü konusunda nispeten iyi durumda olan cihazlar üretiyor. Didem Hanımla yaptığımız kayıtdışı bir sohbette Xperia ARC bütün özellikleri (synch, 3G, GPS vs) açık vaziyette iken sabah 6′dan gece 12 ‘ye kadar dayandığını söyledi ki bence tatmin edici bir süre. Kullanmadığınız özellikleri kapattığınızda ise şarj sıkıntısı çekmeden telefonunuzu kullanabileceksiniz. Yani iPhone ile ara kapatılmış gibi görünüyor.

 

Cihazın performansı konusunda kısa sürede çok fazla fikir sahibi olamadım ancak test edip görmek isterim. Detaylı teknik incelemeleri bu iki yazıdan okuyabilirsiniz. [1][2]

Cihazın kontratsız satış fiyat 1200-1300 TL civarında düşünülüyor. Yetkililerin verdikleri bilgilere göre Xperia Arc, ilk kez ve sadece Turkcell İletişim Merkezleri’nde ve Turkcell’in anlaşmalı olduğu zincir mağazalarda internet paketiyle birlikte taksitli olarak ayda 67 TL’den başlayan fiyatlarla sunulacak. Yani gayet makul bir fiyatı var.

Bu güzel etkinlik için Sony Ericsson ve Zarakol İletişim’e çok teşekkür ediyorum.

 

 


Karadeniz Teknik Üniversitesi Eğitimi

Posted: May 22nd, 2011 | Author: | Filed under: Davetler | Tags: , , , , , , , , , | No Comments »

Daha önce bir feedde de bahsettiğim Alcatel-Lucent Telecommunication Network Knowledge Junior Certification eğitimlerinin Karadeniz Teknik Üniversitesi ayağı sebebiyle Trabzondaydım geçen 08 Mayıs pazar günü. Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Müh. öğrencileri ile keyifli bir organizasyon geçirdik.

Henüz daha Trabzon’a varmadan önce  bazı arkadaşlar orada hoş süprizlerle karşılaşabileceğimi söylemişlerdi. Aynen de öyle oldu ancak bunları bir sonraki Trabzon gezi yazımda bahsedeceğim.

KTÜ ‘de Elektrik-Elektronik Müh. bölümünün büyük amfisinde öğrenci arkadaşlara IP-MPLS konusu ile ilgili giriş seviyesinde temel bilgiler vermeye çalıştım. Yaklaşık 200 kişilik bir gurup bizi dinledi ki bu beni çok mutlu etti.

Öğrenci arkadaşlar genel olarak çok sıcakkanlı ve sunum sırasında dikkatlilerdi. Arada ve sunum sırasında çok güzel soru soranlar oldu. Sunumun bir kopyasını slideshare hesabımda bulabilirsiniz. Sunumdan sonra bölüm başkanımız çok güzel bir hediye verdiler. Salonumda duruyor hala.

Pazar günü bütün eğitimler ve sertifika için sınavlar bittikten sonra fotoğraf çekilme esnasında sıkılan arkadaşlarla eğlenceli dakikalar geçirdik, videoda görebilirsiniz.

Teknik konuşmaların dışında öğrenci arkadaşların sosyal hayata ve iş dünyasına yönelik  soruları da oldu.  O gün kalabalığa söylediğim tavsiyeleri yazıya geçmesi açısından tekrar etmek istiyorum.

Öğrenci arkadaşlara tavsiyeler

1. Bu bölüme girip kazandıysanız ilginiz dikkatiniz ciddi anlamda dağılmadığı sürece zaten başarıyla mezun olacaksınız yani aslında en büyük derdiniz derslerinizi  geçmek değil. Derlerinizin hakkını vermeniz önemli. Mühendislik altyapısı kazanabilmeniz, öğrenmeyi öğrenebilmeniz için muhakkak derslerinizi emek vererek geçmeye çalışın.  İş hayatında bir çok yer sizi not ortalamanız düşük diye reddetmeyecektir ancak yüksek bir not ortalaması da size dair güzel bir gösterge olacaktır.

2.  Üniversite dersleriniz sizin için önemli bir temel, iş hayatına başladığınızda ise artık yeteneklerini geliştiren, sorumluluk alan bireyler olacaksınız. Sürekli öğrenmek, kendinizi yenilemek zorunda olacaksınız. Bu tempo ve mücadelede ayakta kalabilmeniz, başarılı olabilmeniz için sevdiğiniz işi yapmanız önemli. Onun için benim öğrenci arkadaşlara en büyük tavsiyem okulda geçireceğiniz 4-5 sene boyunca iş olarak ya da hobi olarak (hobi önemli)  neleri yapmaktan keyif aldığınızı bulmaya çalışın. Sonra da keyif aldığınız şeyleri yaparak mutlu güzel bir hayat yaşayın.

Çankaya Üniversitesindeki eğitimden sonra da öğrenci arkadaşlara bazı tavsiyelerim olmuştu onları da buradan okuyabilirsiniz.

Eğtim boyunca bizlerden ilgisini esirgemeyen bölüm başkanımız Prof.Dr. Ismail Hakki Altas Bey’e,  Yrd. Doc. Dr. Yusuf Sevim ve Ars. Gor. Mehmet Ekici olmak uzere 2 gun boyunca birlikte oldugumuz butun Ars. Gor. ve ogrenci arkadaslara gostermis olduklari ozverili calisma ve ilgilerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Mehmet Hoca’ya ise eğitimler bittikten sonra bizlere değerli vaktini ayırıp, Trabzon’u gezdirdiği için ayrıca teşekkür ediyoruz.


Gillete Mach 3 Deneyimim

Posted: May 20th, 2011 | Author: | Filed under: Davetler | Tags: , , , , , , , , | No Comments »

Geçen hafta süpriz bir hediye aldım.  Gillette kocaman ve saat şeklinde bir kutu içinde  traş şeti göndermiş. O gün ofiste olmadığım için hediyeyi ben karşılayamadım ama alan arkadaşlar çok ilginç birşey olduğunu söylemişlerdi :)

Kocaman, saat şeklinde bir kutu içinde  Gillette Mach 3 Sensitive, tıraş köpüğü, tıraş kremi ve traş losyonu çıktı.  Bir de üzerinde ilginç bir mesaj olan kart.

Diyorlar ki;

Bugüne kadar bize öğretilenler;

  • Erkek adam küpe takmaz.
  • Erkek adamın saçı uzun olmaz.
  • Erkek adam pembe giymez.
  • Erkek adam sakal bırakır lafı dinlenir.
  • Erkek adam kirli sakalla takılır.
  • Erkek adam nemlendirici sürmez.
  • Erkek adam kolonya sürer mikropları öldürür.
  • Erkek adam ger gün traş olursa cildi tahriş olur.

Artık gerçeklerle yüzleşmenin vakti gelmedi mi?
UYANIN!”

Yani traş vakti!

Açıkcası bu zamana kadar kullan-at traş bıçakları kullanmış biri olarak 3 bıçaklı ve oynar başlıklı bir traş bıçağı denemek güzel bir deneyimdi.  Niye demeyin, öyleydi :)

 

Gillette Mach 3 Sensitive ile traş olmak ile kullan-at bir traş bıçağıyla traş olmak arasındaki fark, Audi ile kartal kullanmak arasındaki fark gibi. Audi ‘nin yol tutuşu gibi  Mach 3 ‘ün de  yüzünüzü tuttuğunu hissediyorsunuz. :)

Traj jelinin ve köpüğünün kokusu çok güzel.  Traş yaparken keyif almanızı sağlıyor.

Traş sonrası losyon cildinizi rahatlatıyor ve o da gayet hoş kokuyor.

Son 1 haftadır gece – gündüz çalışma temposuna girmiştim, vakit bulup bugün nihayet traş olabildim. Hatta radikal birşey yaparak sakallarımı kestim. Bıyık ve dudak altı sakal duruyor. Saçlarımın da biraz uzadığını düşünürsek şu anda tam olarak  Geniş Aile dizisindeki Cevahir karakterine benzediğim söylenebilir.  Onun gibi bayık espriler de yapıp çevreme zarar verirsem suçlusu Gillette :)

Bu güzel hediye için Gillette ‘e  tekrar teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde yeni bir yazı yazacağım ve Gillette markasının kurulduğu ilk yıllarda satışlarını arttırmak için bedavanın gücünü nasıl kullandığını anlatacağım. Muhtemelen Chris Anderson ‘ın Bedava isimli kitabını okuyanlar hikayeyi biliyorlardır.

 


AVEA Kuluçka Merkezi Blogger Daveti

Posted: April 3rd, 2011 | Author: | Filed under: Davetler, Teknoloji Yazıları | Tags: , , , , , , , , , | 1 Comment »

Avea24 Mart akşamı Avea ‘nın Maçka’daki merkezinde yeni açılmış olan kuluçkamerkezinin tanıtımı yapıldı. Avea Ar-Ge Direktörü Egemen Kurdoğlu, Ümraniye’deki Kuluçka Merkezi ve AveaLabs hakkında sosyal medya insanlarını bilgilendirdi. Etkinlikle ilgili fotoğraflar Avea ‘nın flickr hesabında paylaşıldı.

Öncelikle AveaLabs,  bilgi ve iletişim teknolojileri alanında gerçekleştirilen akademik çalışmaların günlük hayatımızı kolaylaştıracak yenilikçi ürün ve servislere dönüştürülmesi, ülkemizdeki yenilikçiliğin ve teknoloji üretiminin teşvik edilmesi için kurulmuş Avea içinde bir birim [*]

Aslında Avea’nın Ar-Ge vizyonu ve öncelikleri doğrultusunda uzun vadeli yeni teknolojilerin araştırılması için yatırım yapan bir sistem. Bu amaç doğrultusunda sadece bir araştırma merkezi olmanın ötesine geçerek, girişimciler, KOBİ’ler, üniversiteler ve Ar-Ge iş ortaklarının birlikte çalışabileceği bir merkez olmayı hedefliyor. Merak edenler için daha fazla bilgi kendi websitelerinde var, okuyup neler olup bittiğini öğrenmenizi tavsiye ederim. [AveaLabs]

Aşağıda da AveaLabs’de geliştirilen bazı projelerin o akşam bize gösterilen  demoları var. Buyrun izleyin :)

 

Davetin esas konusu olan kuluçka merkezine gelirsek; burası  AveaLabs ile aynı yere konumlandırılmış. Avea mühendisleri ile cevval girişimcileri bir arada bulunduran bir yer. Yani yine Ümraniye ‘de.  Avea’nın sosyal sorumluluk projelerinden bir tanesi. Girişimcilere projelerine, fikirlerine değer katabilecekleri,  projelerini geliştirebilecekleri ofis ortamının sağlanması hedefleniyor.

Detayları aşağıdaki sunumdan ve Kuluçka Merkezinin websitesinden okuyabilirsiniz. Anlatılanlardan hatırladığım ve dikkatinizi dikkatinizi çekmek istediğim bir kaç nokta var.

  • Aşağıdaki sunumda 4. sayfayı muhakkak okuyun. Avea kuluçka merkezinin sizlere nasıl imkanlar sunduğunu anlatıyor.
  • Burası bir kuluçka merkezi yani  asıl amacı sizin fiziksel ortam ihtiyacınızı karşılamak. Teknopark değil. (Peki teknopark nedir? Kuluçka merkezi nedir?)
  • Şu anda sunulan bir teşvik programı yok ama fiziksel olarak Avea bünyesinde olduğunuz  için elbette ileride olası ortaklıklar ya da satış yapma olanağınız olabilir.
  • Mobil ve telekom sektörüne yönelik proje / fikirler ile başvurmak gerekiyor.
  • Sadece fikir aşamasındaysanız da başvurabilirsiniz ancak şirket sahibi iseniz ve fikrinizin üzerinde zaten çalışıyorsanız değerlendirme sırasında daha ciddiye alınırsınız diye tahmin ediyorum. Tabi güvendiğiniz bir fikriniz varsa şirketim yok diye başvurmamazlık yapmayın.  Şirketiniz olmadan sadece bir iş planı ile başvurur ve kabul edilirseniz, kuluçka merkezine resmen dahil olabilmeniz için sizden şirketinizi kurmanızı isteyecekler.
  • İçeride 20 kişilik bir kapasite var yani 4 kişilik 5 farklı şirketi barındırabilecek durumdalar.  4×5= 2×10 = 3×3 +1 + 2 x5 = 20 gibi :)

Bizleri davet eden ve ağırlayan Excel İletişim ve Avea ‘ya bu güzel akşam için teşekkür ediyorum.