Klasik Medya mı Sosyal Medya mı? Avea: Bir Sohbet Var

İlkine katılamadığım Avea: Bir Sohbet Var etkinliklerinin ikincisi bu akşam düzenlendi. Bu ay ki tema birçok mecrada hararetle tartışılan hatta bir dönem televizyonların popüler tartışma konusu haline gelmiş “Klasik Medya mı ? Sosyal Medya mı? Güç Kimde?” idi. Konuşmacılar Fatoş Karahasan, Ahmet Hakan ve Timur Sırt moderatör ise Mansur Forutan.

Konu klasik medya ve sosyal medyanın karşılaştırılması ile başladı ve online haberciliğe döndü. Biraz burada öğrendiklerimden biraz da kendi düşüncelerimden harmanlayarak konu ile ilgili birkaç paragraf yazmak istiyorum.

Türkiye ‘de sosyal medya araçlarını kullanan insanlar kaliteli içerik üretmek için çaba harcamıyorlar, genel eğilim eğlenmek, bireysel tatmin, iç dünyanın dışavurumu şeklinde. Mesela Twitter ‘da halen birçok twit nerede olduğumuz, ne yediğimiz ya da neremizin ağrıdığı üzerine.  Bir de benim gibi acayip kafalı adamların ne anlattığı anlaşılmayan acayip twitleri var.  Gerçi zaman zaman özgün ya da çeviri içeriklerle internetteki bilgi havuzuna birşeyler katmaya da çalışmıyor değilim 🙂

Sosyal medya araçları her ne kadar daha hızlı olma ve haberi daha önce verme yeteneğine sahip olsa da; konvansiyonel medya hala en çok tercih ediliyor ve güvenilirliği daha fazla. Sosyal medya yapısı itibariyle dezenformasyona ve bunun doğuracağı kötü sonuçlara açık.  Misal bir doğa afeti ya da bir çatışma haberini en hızlı olarak sosyal medya araçlarından öğreniyor olsak da, bu içeriğin aslında yalan bilgi ya da canı sıkılan birilerinin kendini eğlendirme çabasının sonucu olduğunu gerçeğiyle çok sık karşılaştık.  Problem sadece kötü niyetli insanlar da değil. Habercilik kuralları ve prosedürleri olan bir iş.  Ciddi bir iş. Bireylerin sosyal medyada mesaj iletme eylemini haberciliğe benzetmemin sebebi de bizlerin de direk veya dolaylı olarak kitlelere hitap ediyor yapıyor olmamız. Timur Sırt ve Mansur Forutan’ın herkes twit atabilmeli mi sorusu çok tepki çekti ama olaya bir de bu açıdan bakılmasını tavsiye ediyorum.  Bu haliyle sosyal medyadaki içerik haber kaynağı olarak kullanılmak için çok sağlıklı değil.  Yani sosyal medya içeriği filtrelenmeli, monitor edilmeli.

Ahmet Hakan gazetede girdiği toplantılarda bazen Twitter ‘da popüler olan konuların haber haline getirilip ilgi çekmeye çalışıp çalışmayacaklarını tartıştıklarını söyledi. Yani sosyal medyada talebi görüp, buna karşı haber arz etmek tiraj kaygısı olmayan gazetelerin bile başvurabileceği bir yöntem. Diğer yandan şu çok açık ki kitlesel yayın organları hala en etkili ve onlar ne basıyorsa, sosyal medyada o konuşuluyor.  Twitter’daki akışınızdan, kendi yazdığınız twitlerden ve trend olmuş konulardan bunu çok rahat görebilirsiniz. Diziler, spor müsabakaları, siyasetçilerin demeçleri, ölüm haberleri vs.

Bir de haberin hangi fiziksel ortamdan okuyucuya ulaşacağı mevzusu var.  Sohbet esnasında önemli bulduğum iki noktaya işaret etmeye çalıştım.  Birincisi kullanıcı deneyimi, ikincisi gazetenin gelir modeli.  Şöyle bir gerçek var;  yeni doğan nesil teknolojiye doğuyor ve önceki nesillerden daha çabuk onu  içselleştiriyor  -Fatoş Hanım ‘ın tabiri ile “bizler teknoloji göçmenleriyiz, yeni nesil ise teknoloji ile doğuyor” .  Online haber okuyabileceğimiz dijital platformlar yüksek çözünürlüklü, renkli ve interaktivite sağlayan ortamlar. Bütün bunların sonucu olarak kağıt gazeteye sadakatin giderek azalacağı düşünülüyor. Ancak şunu gözden kaçırmayalım. Online mecrada reklamlar, kitlesel mecradakinden çok daha ucuzl ve bunun sonucu olarak online haber siteleri tam bir reklam çöplüğüne dönüyorlar. (Neden hala online reklamcılığın en ilkel methodlarını kullandıkları da ayrı bir soru işareti?) Kadın görselleri ya da komik içerikle kullanıcının haber sitelerinde daha fazla tık yapması ve site üzerinde daha fazla vakit geçirmesi sağlanıyor. Bunlar yapılmasaydı ve bu durumda  iki fiziksel ortamı karşılaştırma şansımız olsaydı haberin kağıt gazetede okunduğunu, online gazetede ise sadece üzerinden geçildiğini ve konu hakkında sığ bilgi sahibi olunduğunu görebilirdik diye tahmin ediyorum. Yani online gazeteler kendini çevirecek ve bir yandan da okuyucunun antipatisine, tepkisine sebep olmayacak gelir modeli bulamadığı sürece, kağıt gazeteler yaşamaya devam edecektir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *