Reebok: The Promise Keeper Uygulaması Kime Fayda Sağlıyor?

Spor yapanlar için birçok markanın birçok uygulaması mevcut ancak bu sefer düzenli spor yapamayan, başlasa bile sürekliliği sağlamayanlar için düşünülmüş bir proje var. Reebok spor yapamayanlara “kendinize bir söz verin ve bu sözünüze sadık kalın” diyor. Size yardımcı olabilmesi için de “The Promise Keeper” projesini yayına alıyor.

Hem bir ürün sitesi, hem spor sevenler için bir sosyal ağ hem de mobil uygulama olarak sizlere sunuluyor.

Site aslında Reebok ‘un koşu ayakkabısı ZigTech ‘in tanıtılması için yapılmış. Bu ürün ile ilgili daha fazla bilgi alabileceğiniz linkler mevcut. Direk satışa da etki edebilecek bir proje olmuş.

Ben de spor yapamayan, oturarak çalışan ve son zamanlarda aynaya baktığında kendini X-Men ‘de ki Senator Kelly ‘nin mutasyon geçirdikten sonra dönüştüğü canavara benzetmeye başlayan biri olarak bu  proje fikrinden çok keyif aldım. Aslında spor yapmak konusunda da motive oldum diyebilirim. Tabi esas motivasyon kaynağım Senator Kelly 🙂 Hatta bir spor ayakkabı almalıyım diye de düşündüm.

Şimdilik herşey güzel. İşte bu noktadan sonra satın alma süreci ilginç şekilde ilerliyor.

Alışveriş merkezlerinde satış promosyonu yapan sucuk firmalarını görürsünüz. Stand açarlar ve sucuk pişirirler. Sucuğun kokusu ile sizi güdülendirip satın alma yapmanızı hedeflerler. Bu çalışma nispeten başarılı olur ve çoğu zaman sizin güdülenmenizi  sağlar ancak siz orada size ürün ikram eden markayı değil her zaman tercih ettiğiniz güvendiğiniz markayı tercih edersiniz. Yani güçlü olmayan markanın satış promosyonu ciddi anlamda rakiplerine fayda sağlar.

Kaliteli imajını çok zaman önce kaybetmiş Reebok  da buna benzer bir sıkıntı yaşayabilir.

Genel olarak projeden bahsetmem gerekirse.

  • Facebook hesabınızla ya da kendiniz elle girerek bir hesap oluşturuyorsunuz. Gerekli bilgilerinizi oluşturuyorsunuz.  Site Facebook’dan ikinci ismimi çekmedi. “Murat Demir” olarak görünüyorum. Bunu düzeltmeme de izin vermedi.
  • Bir vaat imzalıyorsunuz, buna sağdık kalacağınıza söz veriyorsunuz. Hatta sosyal ağlarda bu sözünüzü yayıyorsunuz. Buna göre cesaret puanınız artıyor. İmzalamazsanız size korkak tavuk diyorlar ve eğlenceli bir video seyrediyorsunuz.
  • Takvime koşu günlerini giriyor bunu outlook ya da google calendar ile synch edebiliyorsunuz. Spor gününü facebookta ve twitter’da yayıyorsunuz. Sporunuzu yaptıktan sonra “yaptım” derseniz yine sosyal ağlara bunu eğlenceli bir şekilde yayabiliyorsunuz.
  • Bir şekilde motive olduysanız motivasyonunuzun sürekli kalmasını “arkadaş baskısı” kurarak sağlamak istiyorlar. Size moral vermesi açısından da söz verdiğiniz twitler ünlü sporcular tarafından retweet ediliyor ya da facebook ‘da size motivasyon videoları yayınlanabiliyor.
  • Mobil uygulamanızda da bütün bu özellikleri takip edebiliyorsunuz ve gps üzerinizden hangi rotada koştuğunuz ve kaç km yol kattetiğinizi görebiliyorsunuz.

Aşağıda projeyi anlatan çok güzel bir video var. muhakkak izleyin 🙂

Ben de bu  uygulamaya ilk  koşumu girdim ve pazar günü havaların da güzel olmasını fırsat bilerek spor yapmaya çıkıyorum.  Bahara güzel bir başlangıç olacak. Ne kadar az toksin, o kadar mutlu insan 🙂