Süper Kahraman Olabilmek

Hepimizin hayatının bir döneminde okuduğu, izledidiği, hayran olduğu süper kahramanlar olmuştur. Bunlar çoğu zaman hep insan üstü kuvvet ve yetenekleri ile anılmış olsalar da  aslında onları süper yapan yüksek ahlak ve  erdemleriydi. Beni her zaman çeken de bu yüksek karakterleri oldu.

Zeki ve lider olmaları, inançlarını onlara inananlara aktarabilmeleri, onlar için umut olabilmeleri. Zorluklar karşısında yılmamaları, asla vazgeçmemeleri ve hep ümitli olmaları.  Dostlarını ve  onlara inananları  yüzüstü bırakmamaları. Karakterlerinin bencillikten arınmış olması …

Zaten bu sebepledir ki çoğu yazar süperkahramanları bir nevi peygamber hatta tanrı (lord) olarak betimlemiştir. Süper kahraman mitolojilerini incelerseniz buna benzer birçok ayrıntı göreceksiniz.

Benim en çok sevdiğim süperkahraman filmleri Smallville ya da Batman Begins gibi yapımlardır çünkü burada onların kahramanlık mertebesine erişme süreçleri ve ondan önceki hayatları anlatılır. Kahraman olmanın ne kadar zor olduğunu ve onların bu zorlu süreçlerden nasıl geçtiklerini,  ne acılar çektiklerini, ne kadar zor kararlar vermek zorunda kaldıkları anlatılır. Aslında bu kahramanlık hikayeleri hep büyük trajediler üzerine kurulmuştur. Onlar acı ile olgunlaşmışlardır.

Kahramanlar da doğru ile yanlışı ayıran uçurumun kenarına çok kez gelmiş ama bir şekilde doğru yolu bulmuşlardır. Bu geri dönülmez noktalarda en büyük yardımcıları onları daima destekleyen, insanüstü fiziksel güçleri olmasa da, yüksek erdem sahibi mentorları olmuştur. Örümcek Adam ‘ın Ben Amcası, Süpermen ‘in dünyadaki ailesi Jonathan ve Martha Kent, eşi gazeteci Lois Lane, onu koruyabilmek için terketmek zorunda kalmış aşıkları Chloe Sullivan ve Lana Lang, Batman ‘in aile dostu ve hizmetlisi Alfred Pennyworth, Doctor Who ‘nun yol arkadaşları gibi.

Birçok üstün yetenekli ise nefsine ve egosuna yenilmiş, kötü adam olmuşlardır.  Bizi iyi ve kötü yapan, aslında nasıl doğdumuz, bize neyin miras kaldığı,  kaderimiz değil, irademizle neler yaptığımızdır. Zor ama doğru olanı yapmaktan kaçmamak, sorumluluk alabilmektir.  İyi insan ya da kötü insan olmaktan ziyade doğruyu yapabilmek ya da yanlıştan kaçınabilmektir esas mesele.

Belki de en önemli özellikleri de;  süper kahramanlar  düşmanlarına her zaman son bir şans vermişlerdir. Onlara yanlışlardan dönebilmek ve doğruları yapmaya başlayabilmek için  fırsat sunmuşlardır.  Hata yapanlardan, kafası karman çorman olmuş, bocalayan dostlarından asla yüz çevirmemişlerdir. Daima onları kazanmaya çalışmışlardır. Dostlarından – onlar yardımı reddetseler  bile- hiç bir zaman vazgeçmemişlerdir.

Ne kurguda ne gerçek hayatta,  kimseyi sırf daha kolay geldiği için bir kenara atmamalıyız diye düşünüyorum. Farkında olanların, daha az farkında olanlara karşı sorumluluğudr bu.  İnsanların içinde küçücükte olsa bir iyilik ışığı kalmışsa eğer, o ışığı söndüren olmak yerine daha da büyüten olmak gerekir. Tabi söylemesi kolay ama zaten zor zamanlardaki tercihlerimizdir bizi kahramanan yapan.  Örümcek adam ‘ın akıl hocası Ben Amca’nın dediği gibi “With great power comes great responsibility” yani kabaca “büyük güçle birlikte büyük sorumluluk gelir”

Kendi adıma umutluyum çünkü süper kahraman olmak için gerekli ilk şartı zaten karşılıyormuşum. Buyrun burada 🙂 İlerisini bilemem, bakıcaz görücez. Şimdilik çok da becerebildiğim söylenemez 🙂

Bu arada;

  • Süper kahraman olmakla ilgili biraz da komik şeyler okumak istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.
  • Doctor Who ‘nun aşkı, yol arkadaşı Rose ‘u kaybedişini anlatan bir hayran videosu var. Müzik özellikle etkiliyeci, hikaye de öyle.
  • Smallville ‘de Clark Kent’in akıl hocası babası Jonathan ‘ı, onun sırrını korumaya çalışırken kalp krizi geçirmesi sonucu kaybetmesini anlatan bir video var.
  • Ve Peter Parker ‘ın Ben Amcasından aldığı o öğütle ilgili sahne ise burada ve onu dinlemediği için sonradan yüzleşmek zorunda kaldığı olay burada